Tanrı’nın Kırbacı: Atilla


Avrupa Türk Hun İmparatorluğu’nun hükümdarı Attila, Avrupa’ya yaptığı akınlar ile devletinin sınırlarını kısa sürede genişletmiştir. Doğuda Balkaş gölünden, batıda Atlas okyanusuna ulaşan devasa imparatorluğun tek sahibi olmuştu. Dünyanın en büyük askeri dehalarından sayılan Attila, düzensiz Avrupa’yı düzene sokarak bozuk adaletin de terazisi olmuştur. 

Attila,gerektiği zaman devletinin bekaası için çok acımasız bir hükümdara dönüşebiliyordu. Milletine yapılan saygısızlıklar karşısında sert tepki gösteriyordu. Bizanslılar, bir gece Hun sınırından içeri girip, Hun büyüklerine ait mezarları ve anıtları yakıp yıkmışlardı. Bu olaya Attila çok tepki gösterdi. Bu hain saldırıdan sonra Avrupa sınırına  İkinci Balkan Seferini başlattı. Ordularıyla Yeşilköy’e kadar gelip, Bizans’ın kapılarına kısa bir sürede ulaştı. Üzerine gelen tehlikenin ne kadar büyük olduğunu anlayan Bizans, devreye Batı Roma’yı sokarak Attila’dan özür diledi. Ayrıca, Batı Roma özür dilemenin yanı sıra Atilla’ya birçok hediye verdiler. 

Atilla Büstü

Bizans köşeye sıkışmıştı ve çaresizdi. Attila yaşadıkça devletlerinin yaşaması söz konusu olamazdı. Her zaman yaptığı gibi hain Bizans Atilla’nın ortadan kaldırılması için Hun imparatoruna karşı bir suikast girişiminde bulundular. Attila, bu girişimi istihbarat kaynakları sayesinde zamanında önleyebildi. Yakalanan suikastçiler sorguya çekildi ve  sorgulama sonunda, Bizans İmparatoru Teodosyus’a şöyle bir haber gönderdi:

“Teodosyus bize vergi vermekle kölemiz durumuna düşmüştü. Lâkin,
O, efendisine ihanet etmekle, kölelik haysiyetini dahi koruyamamıştır!”

Bu olaydan sonra Bizans artık iyiden iyiye Avrupa Hun İmparatorluğu’na bağlanmıştı. Atilla, bu arada, Batı Roma üzerindeki koruyucu politikasından 440 yılında vazgeçti ve Roma’nın yönetimine katılmayı kafasına koydu. Roma İmparatoru Valetinianus’un kız kardeşi Honoria ile nişanlı olmasını gerekçe göstererek, Roma yönetiminde hakkı olduğunu ileri sürdü. Bu isteği Roma tarafından reddedildi ve 451 yılı ilkbaharında tüm ordularını harekete geçirdi. Ren ırmağını üç koldan geçerek Roma ve Birleşen Avrupa ordularını, Paris yakınlarında karşıladı. Bir gün gibi kısa bir sürede Romalı General Ataüs komutasındaki birleşik orduyu bertaraf etti. 452 yılı ilkbaharında ise Batı Roma’nın kapısına dayandı.

avrupa-hun-devleti
Atilla döneminde Avrupa Hun İmparatorluğu sınırları

“Ey! Yoksulların koruyucusu. Ey! Zalimlerin korkusu, Ey! büyük Atilla. İşte ben, bütün Hristiyanların temsilcisi, ben Papa 1. Leo, önünüzde diz çökerek yalvarıyorum; Roma’ya girmeyiniz. Dünya Hristiyanları adına sesleniyorum, bize acıyın” 

Atilla bu yakarış ve çaresizlik karşısında;

Dizlerinizin üzerinden kalkın Papa hazretleri! Bir din büyüğünün önümüzde diz çökmesine gönlümüz elvermez. Lütfen kalkınız. Roma’yı ve sizleri bağışlıyorum. Barış ve kardeşlik içerisinde yaşadığınız sürece benden size zarar gelmeyeceğini biliniz. İmparatorunuz Romalıları adaletli bir şekilde yönettiği sürece ben uzağınızdayım. Aksi halde çok yakınınızdayım. Selam söyleyin sizi bana gönderen imparatorunuza”

Avrupa Hun İmparatoruluğuna ait bir süvari tasviri

Papa, bu onurlu Türk tavrı ve misafirperverliği karşısında hem gururlanmış, hem de halkının düştüğü bu duruma ve Tanrının Kırbacı Atilla’nın cömertliğine şaşırarak ülkesine dönmüştür. Adalet dağıtmayı kendine borç bilen Atilla, atını Asya’ya, yani atalarının topraklarına sürdüğü sırada 60 yaşında hayata gözlerini yumsa da sağlamaya çalıştığı adalet ve  Türklerin yetiştirmiş olduğu askeri deha olarak tarih kitaplarında yerini alacaktı

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Tanrı’nın Kırbacı: Atilla

Bir Format Seçin
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi gönderi için oy verin